Teknopark

        Yeni fikir ve buluş sahiplerinin başarılı olabilmeleri için uygun bir çalışma ortamı oluşturan veya kendi alanında kendini ispatlamış olan büyük şirketlerin ve küçük şirketlerin veya yeni girişimcilerin, güzel bir yaşam ve yerleşim yerinde bir araya gelmelerini, üniversite sanayi ve kamu kuruluşları arasında işbirliği sağlayan sistem olarak adlandırılmaktadır.

        Üniversite, araştırma kurumları ve sanayi birimleri ile donatılmış ancak kent yaşamının gerektirdiği tüm hizmetleri içeren, teknoloji transferi, üretimi ve gerçekleştirilmesi ile geri kalmış bölgelerin ilerlemesini sağlamak amacıyla kurulan bilim ve teknoloji şehirleridir. Fransa ve Japonya’da uygulamaları görülmektedir. Teknopoller küçük ve orta ölçekli işletmelerin büyümesi ve gelişmesinden daha çok teknoloji transferine önem vermektedir.

       Değişik tanımlarla açıklanmaya çalışılan teknoparklar üniversite sanayi işbirliğinin somutlaştığı, uygulamaya konulduğu yerlerdir. Burada temel amaç, üniversiteler ve araştırma merkezlerindeki ar-ge sonuçlarının sanayiye aktarılmasıdır. Genellikle yeni ve ileri teknolojiye mal üretmek isteyen girişimcilerin faaliyetlerini üniversitelerin yanında veya yakınında yürütebilmelerine ve bu üniversitelerden yararlanabilmelerine olanak sağlamak amacıyla kurulurlar. Teknoparklar üniversite, sanayi, devlet ve yerel yönetimlerin katılımıyla oluşmaktadır. Bu oluşuma katılan her kesim sorumlulukları ve imkanları ölçüsünde katkı sağlamaktadır.

Teknoparkların Ortak Özellikleri

Yukarıda sayılan teknopark tiplerinden hangisi olursa olsun bunların uygulanmasında birkaç ortak özellik bulunmaktadır. Bunlar;
Teknoparklar genellikle gelişimini tamamlamış, güçlü ve etkin bir bilgisayar ağına sahip bir üniversite içinde veya yakınında bulunurlar.
Teknoparklar iş bulma kurumları olarak görülmemelidir. İş olanaklarının artmasını destekler ancak girişimcilerinde yeterli teknik ve idari potansiyele sahip olmasına dikkat edilir.
Her parkın belirli tür ve biçimlerde risk taşıması söz konusudur.
Üniversite ve sanayi arasındaki bilimsel ve teknolojik potansiyelin devamlı geleceği hedefleyen bir ilişki içinde tutulması gerekir.
Teknoparkların sanayi bölgelerine coğrafi olarak yakın ilişki halinde ulaşım ve iletişim olanaklarının güçlü olması gerekmektedir.
Yönetim, girişimcilere karşı tarafsız ve bağımsız çalışma ilkelerine sahip olmalıdır.
Teknoparkların kuruluş ve işleyişinde 2 tür sermaye vardır. Birincisi kuruluş sermayesi ikincisi risk sermayesidir. Parkın gelirleri, girişimcilerin ödedikleri kiralardan, patent haklarının satılmasından ve parktan ayrılan girişimcinin firmasına ortak olunmuşsa bu ortaklık payından oluşmaktadır.

Teknoparkların Tarihsel Gelişimi

Dünyadaki gelişimi

Endüstri devriminden sonra teknolojik ilerlemeler ve yapılan buluşlar bir yanda yaşam refah düzeyini artırırken bir yandan da ekonomik rekabet konusu olmuştur.

Gelişmiş ülkelerdeki teknopark uygulamaları 2. Dünya Savaşı’ndan sonra ortaya çıkmış ve ülkelerin sanayilerinin teknoloji ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmıştır.

Bugün kullandığımız anlamda ilk teknopark örnekleri, A.B.D’de girişimci üniversite öğretim üyelerinin bilgi ve ar-ge birikimlerini ekonomik değere yani üretime çevirme isteklerinden ortaya çıkmıştır. İlk teknoparklar A.B.D’nin Kuzey Kaliforniya kısmında 1952 yılında Standford Research Park(Silikon Vadisi) adıyla ve Kuzey Karolina eyaletinde 1959’da Research Triangle Park adıyla kurulmuştur. Kurulan bu teknoparklardan sonra teknopark kavramı değişik ülkelerde ilgi görmüş ve hızla yayılmıştır. Bunun temel nedeni demir-çelik, kömür gibi endüstrilerin 1970’li yıllarda çöküşü ile başlayan ve önemli boyutlara ulaşan işsizliktir.

A.B.D’den sonra teknoparkların kurulduğu ikinci ülke İngiltere’dir. İngiltere’de 1972 yılında Edinburg’da Heriot-Watt Üniversitesi teknoparkı ve Cambridge’de Cambridge Teknoparkı kurulmuştur.

1980’li yıllara gelindiğinde tüm dünyada 12’si A.B.D, 7’si Fransa ve Belçika, 2’si İngiltere’de olmak üzere 21 tane teknopark olduğu görülmüştür.

İtalya’da endüstri politikalarında oluşan değişim sonucu, 1980’lerin başında teknopark kurulması yönünde ilk çalışmalar başlatıldı. Diğer ülkelerin aksine İtalya’da teknoparklar ülkenin zayıf bölgelerinde başlandı ve ilk iki park Bari’de ve Trieste’de kuruldu.
Almanya’da teknopark kurulmasına ilişkin ilk çalışmalar Berlin Teknik Üniversitesi tarafından 1978’de başlatılmıştır. 1983 yılında Berlin’de Girişimciyi Destekleme Merkezi kurulmuştur. Bunu Aachen’de kurulan ikinci teknoloji merkezi izlemiştir.

Fransa’da ilk teknopark girişimi ülkenin en gelişmiş teknoparkı olan Sophia Antipolis’tir. 1972 yılında milli çıkarlar açısından önemli olduğuna karar verilerek kurulmuştur.

Japonya’da 1980’li yıllarda atılan teknopolis fikri 1990’lı yıllarda yaşama geçirilmiştir. Bu fikrin ortaya atılmasındaki en önemli amaç yöresel ve bölgesel kalkınmadır.

Türkiye’deki gelişimi

Son 20 yıla kadar sadece yurt dışındaki üniversite çevrelerinde tanınan teknoparklar bugün Türkiye’de çok önemli konuma gelmiştir.

Türkiye’de ilk teknopark kurma düşüncesi1980’li yılların başında oluşmaya başlamıştır. İ.T.Ü İstanbul Sanayi ve Ticaret Odası ile 1985 yılında bir teknopark uygulamasını faaliyete geçirmiştir. Daha sonra bu teknopark İ.T.Ü ile KOSGEB arasında imzalanan anlaşma gereğince Teknoloji Geliştirme Merkezi adı altında faaliyetlerini sürdürmüştür.

1988 yılında İzmir’de kurulan İzmir Teknopark A.Ş, Ankara’da ODTÜ bünyesinde kuruluşunu tamamlayan teknoparkla birlikte, İzmit Gebze’de TÜBİTAK-MAM içerisinde oluşturulan teknoparklar faaliyetlerini sürdürmektedir. Bunların yanında İzmir, Konya, Kayseri ve Eskişehir üniversitelerinde teknopark inşaatları devam etmektedir. Türkiye’de ki bu örnekler bir bakıma Innovation Center veya kuluçka merkezleridir. Bunlar teknoparkların küçük modelleridir.

Amerikan Teknopark Örnekleri

Araştırma Üçgen Park (Research Triangle Park)

1959 yılında 4500 dönümlük kurulan park bugün genişleyerek 7000 dönümlük bir alanda faaliyet göstermektedir.kuzey Karolina’da araştırmayı artırmak ve iş imkanı sağlamak amacıyla kurulmuştur. Park çok ıkı bir arazi kullanım sahasına sahiptir. Firmalar sahip oldukları arazinin %15’inden fazlasını bina yapımında kullanamaz.

Silikon Vadisi (Clicon Valley)

A.B.D’de ve dünyada örnek olarak gösterilen bir teknoloji parkıdır. 3000 civarında firma bağlantısı vardır ve yaklaşık 250000 ileri teknoloji işçisine iş imkanı sağlamaktadır. Silikon Vadisi’nin ana var olma sebebi yarı iletkenlerdir. Buna karşın mikrobilgisayar ve mikroelektronik uygulamaları yoğunluktadır.

İngiltere’den Teknopark Örnekleri

Cambridge Bilim Parkı

1972 yılında Trinity Collage tarafından kurulmuştur. Ülkenin en eski parklarındandır. Büyük ölçekli imalat yapan ve çok uluslu şirketlere açık olan parkta IBM, GEC, Napp gibi büyük firmalar yer almaktadır. 2000’i aşkın çalışanı bulunmaktadır.elektronik konusunda uzmanlaşan firmalar yeni projeler üretmektedir.

Manchester Bilim Parkı

Manchester Üniversitesi^nin kampusunun hemen yanında 1985’te kurulmuştur. Bu parkı diğer parklardan ayıran en önemli özellik, üniversitenin dışında 100’deb fazla akademi ve araştırma bölümü bu parka destek vermektedir. İngiliz bilgisayar teknolojisinde en önde gelen yöredir ve ulusal bilgisayar merkezi bu şehirdedir.

Almanya’dan Teknopark Örnekleri

Berlin Yeni Teknoloji Merkezi

1983 yılında 14 firma ile kurulmuştur. Bugün için firma sayısı 30 civarındadır. Başlangıçta 27 olan çalışan sayısı bugün için 200’ü aşmıştır.

Aachen Teknoloji ve Innovasyon Merkezi

Teknoloji tabanlı firma kurmak isteyen kişi ve en fazla 3 yıllık geçmişi olan 10 işçiden fazla çalıştırmayan teknoloji firmalarına hizmet veren bir kuruluştur. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelere yöneliktir.

Fransa’dan Teknopark Örnekleri

Sophia Antipolis

1972 yılında Bakanlıklararası Bölgesel Kalkınma Komitesinin Sophia Antipolis projesinin milli çıkarlar açısından önemli olduğuna karar vermesiyle faaliyete başlamıştır. Araştırma ve eğitim kurumları, geliştirme şirketleri ve üretim mühendisliği merkezlerinin yanısıra, yüksek risk ve öğretim üyesi ile teknik park sakini şirketlere teknolojik destek vermektedir.

Japonya’dan Teknopark Örnekleri

Tsukuba Bilim ve Teknoloji Parkı

Başlangıçta, daha çok devlet araştırma kuruluşlarının yeni bir üniversite ile yeniden konumlandırılması programı olarak ele alınan bu girişim 1985 yılında Expo 85 teknoloji fuarı ile büyük bir gelişme hızı kazanmıştır. 6 aylık bir dönemde 20 milyon kişinin ziyaret etmesiyle başarısız teknopark imajını üzerinden atmıştır.

Hiroshima Teknoloji Parkı

Projenin temeli, bölgenin merkezinde bulunan Hiroshima Üniversitesi’ne aittir. Hiroshima’ya 35 km uzaklıkta, denizden 250 m yükseklikte ormanlık bir platoda çok çekici bir doğal çevre içinde kurulmuştur.

Türkiye’den Teknopark Örnekleri

ODTÜ-KOSGEB Teknoloji Geliştirme Merkezi

2 Mayıs 1992 tarihinde KOSGEB ve ODTÜ arasında imzalanan işbirliği protokol ile kurulmuş ve 27 Mayıs 1992 tarihinde resmi olarak açılmıştır. Bu merkezin amacı, yeni ürün ve teknoloji geliştirmek amacıyla özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin hizmetine sunularak ülkemizin sanayisinin gelişmesine katkıda bulunmaktır. Merkez bünyesinde 25 firma etkinlik göstermektedir.

İTÜ-KOSGEB Teknoloji Geliştirme Merkezi

8 Ekim 1991 tarihinde faaliyete geçmiştir. İTÜ bünyesinde kurulmuştur. Merkezin kuruluş amacı, sunduğu hizmetler, yönetim yapısı ve kuruluş şekli ODTÜ-KOSGEB Teknoloji Geliştirme Merkezi ile aynıdır. Halen merkez bünyesinde 18 proje yürütülmektedir. Bugüne kadar 11 proje başarı ile tamamlanmıştır.

TÜBİTAK-MAM Teknoparkı

1990 yılında oluşturulan “ Türkiye’de Teknoparkların Kurulması Projesi” kapsamında kurulmuş olan MAM, 1992 Ekim’inde faaliyete başlamıştır. Amacı, girişimci ve sanayicilere küçük bir yatırım karşılığında teknolojik destek sağlayarak, TÜBİTAK-MAM altyapısını kullandırmak ve organize hizmet sağlamak suretiyle, küçük ve orta ölçekli sanayi kuruluşlarının doğmasını ve gelişmesini sağlamaktır.

MAM, kurulduğu sanayi ağırlıklı yöre ve kuruluş amacı gereğince yapısal özellikleri nedeniyle, yurdumuzda kurulan diğer teknoparklardan farklıdır. MAM İş Kuluçka Merkezleri yoluna gitmemiş, girişimci işletmelere kendi tesislerinde ofis ve laboratuar alanları tahsis ederek ortak ar-ge projelerini teşvik etmiştir.şu anda 11 proje üzerinde çalışılmaktadır.

İzmir Teknopark A.Ş (İTAŞ)

İTAŞ, 10 Mayıs 1988 tarihinde Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Ege Sanayi Odası’nında aralarında bulunduğu birçok kamu ve özel sektörden oluşan birimlerle bir anonim şirket olarak kurulmuştur. 1000 metrekare kapalı alana sahip bir inkübatör binası mevcuttur. Halen 12 proje yürütülmektedir. Amaçları, teknolojik yenilenmeyi arzulayan sanayiciye yardımcı olmak, teknolojik yeniliklerin uygulanmasında üniversite sanayi işbirliğini sağlamak, sanayicilerin karşılaştığı teknolojik güçlüklerde yardımcı olmak ve ilgili kurumlarla iletişim kurmak, sanayiciye teknoloji seçiminde yardımcı olmak, sanayiciye gereken danışmanlık hizmetlerini vermek şeklinde sıralamak mümkündür.